İçeriğe geç

KAMİL SERDAR OĞUR VE GÜLHAN OĞUR Başvurusu

AYM'de aç
Başvuru no
2014/7273
Başvuru tarihi
27.05.2014
Karar tarihi
20.04.2017 (1.059 gün)
Karar veren
İkinci Bölüm
Resmî Gazete
—
Mevki
İstanbul İkitelli Oyakkent 1. Etap Toplu Konut
Yatırımcı / proje
—
Yatırım türü
İmar ve kentsel alan › İnşaat / yapı / toplu konut
Başvuru konusu

Başvuru, tazminat davasında kanun ve usule aykırı olarak çelişkili karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; esaslı iddiaların kararda cevaplandırılmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

AYM kararının gerekçesi (özet)

Anayasa Mahkemesi, başvurucuların esas şikâyetinin davanın uzun süre sonuçlandırılmaması olduğunu değerlendirmiştir. Mahkeme, basit nitelikteki tazminat davasının yetkisizlik ve görevsizlik kararları arasında gidip geldiğini, farklı mahkemeler arasında aktarılıp sonunda AYİM’in görevli olduğunun belirtilmesine kadar yaklaşık 4 yıl 9 ay geçtiğini, bu gecikmede başvurucuların belirleyici bir kusurunun bulunmadığını vurgulamıştır. Bu nedenle yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığı ve Anayasa’nın 36. maddesi kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Diğer şikâyetler ise başvuru tarihinde iç hukuk yolları henüz tamamlanmadığı için başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.

Bu özet arşiv editörlerince hazırlanmıştır. Bağlayıcı metin için karar metnine bakınız.
V. HÜKÜM
  1. Açıklanan gerekçelerle;
  2. A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
  3. 2. Diğer ihlal iddialarının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
  4. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
  5. C. Başvurucular Kamil Serdar Oğur, Gülhan Oğur'a net 4.800 TL manevi tazminatın MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
  6. D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCULARA ÖDENMESİNE,
  7. E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
  8. F. Kararın bir örneğinin Ankara 6. Tüketici Mahkemesine (E.2014/1554, K.2015/400) GÖNDERİLMESİNE,
  9. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 20/4/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM inceleme sonuçları
  • Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)
    Yargılamanın sonucuna ilişkin iddialar (hukuk)
    Başvuru Yollarının Tüketilmemesi
  • Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)
    Makul sürede yargılanma hakkı (hukuk)
    İhlal
    Giderim: Manevi tazminat
    Tazminat: 4.800 TL
Heyet ve taraflar
Başkan
Engin YILDIRIM
Üyeler
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör
Yakup MACİT
Başvurucular
Kamil Serdar OĞUR
Gülhan OĞUR

Süreç

  1. 2009 ≈ Diğer
    Başvurucular Kamil Serdar Oğur ve Gülhan Oğur, OYAK’a ait İkitelli Oyakkent 1. Etap Toplu Konutlarından satın aldıkları daireyi teslim aldı.
  2. 03.06.2010 Diğer § 9
    Başvurucular, Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açtı. Dava dilekçesinde, satın aldıkları dairenin bulunduğu siteye ilişkin ÇED raporunu incelediklerinde dairenin kendilerine fahiş fiyatla satıldığını fark ettiklerini, satış işleminin kanun hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, OYAK’ın haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek 4.000 TL manevi ve 18.000 TL maddi tazminat talep ettiler.
    Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Bireysel Başvuru Tarihinden Önceki Süreç
  3. 07.12.2010 Mahkeme kararı § 10
    Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderdi.
    Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi Bireysel Başvuru Tarihinden Önceki Süreç
  4. 12.05.2011 Diğer § 11
    Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi, uyuşmazlığın tüketici mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi ve dava dilekçesini görev yönünden reddetti.
    Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi Bireysel Başvuru Tarihinden Önceki Süreç
  5. 21.12.2011 Kanun yolu § 12
    Başvurucuların temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, kararı onadı. Dosya, Ankara 6. Tüketici Mahkemesine gönderildi.
    Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Bireysel Başvuru Tarihinden Önceki Süreç
  6. 25.09.2012 Mahkeme kararı § 13
    Ankara 6. Tüketici Mahkemesi yetkisizlik kararı verdi. Yargılamaya Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesinde devam edildi.
    Ankara 6. Tüketici Mahkemesi Bireysel Başvuru Tarihinden Önceki Süreç
  7. 10.10.2013 İdari başvuru § 14
    Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesi karşı yetkisizlik kararı verdi.
    Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesi Bireysel Başvuru Tarihinden Önceki Süreç
  8. 01.04.2014 Kanun yolu § 15
    Başvurucuların temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesinin kararını onadı.
    Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Bireysel Başvuru Tarihinden Önceki Süreç
  9. 29.04.2014 Tebliğ § 16
    Onama kararı başvuruculara tebliğ edildi.
    Bireysel Başvuru Tarihinden Önceki Süreç
  10. 27.05.2014 AYM başvurusu § 16
    Kamil Serdar Oğur ve Gülhan Oğur Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.
    Bireysel Başvuru Tarihinden Önceki Süreç
  11. 12.03.2015 Diğer § 17
    Ankara 6. Tüketici Mahkemesi, tekrardan kendilerine gönderilen dosyayı, görevli merciin AYİM olduğunu belirterek davayı usulden reddetti.
    Ankara 6. Tüketici Mahkemesi Bireysel Başvuru Tarihinden Sonraki Süreç
  12. 20.04.2017 AYM kararı
    Anayasa Mahkemesi (İkinci Bölüm) kararını verdi: İhlal.
    Anayasa Mahkemesi
Süreç özeti
İlk kayıtlı olay
01.01.2009
AYM'ye başvuru
27.05.2014 (ilk olaydan 5 yıl 4 ay sonra)
AYM kararı
20.04.2017 (başvurudan 2 yıl 10 ay sonra)

Olaylar, karar metninin Olay ve Olgular bölümünden (yeni kararlarda Bireysel Başvuru Süreci alt başlığı dahil) derlenmiş ve editörce onaylanmıştır. ≈ işaretli tarihler yaklaşıktır.

Metin AYM Kararlar Bilgi Bankası'ndan alınmıştır; editöryal düzeltmelere tabi olabilir. Paragraf numarasına tıklayarak bağlantı, ile AYM biçiminde atıf kopyalayabilirsiniz.

I. BAŞVURUNUN KONUSU

Başvuru, tazminat davasında kanun ve usule aykırı olarak çelişkili karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; esaslı iddiaların kararda cevaplandırılmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

Başvuru 27/5/2014 tarihinde yapılmıştır.
Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

A. Bireysel Başvuru Tarihinden Önceki Süreç

Evli olan başvurucular Ordu Yardımlaşma Kurumuna (OYAK) ait İkitelli Oyakkent 1. Etap Toplu Konutlarından bir daire satın almışlar ve söz konusu daire 2009 yılında başvuruculara teslim edilmiştir.
Başvurucular 3/6/2010 tarihinde Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada, OYAK'tan satın aldıkları dairenin de içerisinde bulunduğu site ile ilgili düzenlenen Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunu incelediklerinde, dairenin fahiş fiyatla kendilerine satıldığını farketttiklerini, satış işleminin Kanun hükümleri ve dürüstlük kuralına aykırı olarak gerçekleştirildiğini, OYAK'ın satış nedeniyle haksız kazanç elde ettiğini belirterek 4.000 TL manevi, 18.000 TL maddi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
Mahkeme 7/12/2010 tarihli kararında, davalı OYAK Genel Müdürlüğünün adresinin Kurtuluş/Ankara olduğunu belirterek dosyanın Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Yetkisizlik kararı üzerine dosya, Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, Mahkeme 12/5/2011 tarihli kararında, davacıların OYAK'tan ev satın aldıklarını, ancak satıcının edimini yerine getirmediğini iddia ederek tazminat talebinde bulunduklarını, tarafların 23/2/1995 tarihli ve4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da tanımı yapılan tüketici-satıcı sıfatını taşıdıklarını, ihtilafın 4077 sayılı Kanun kapsamında tüketici mahkemeleri tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek dava dilekçesini görev yönünden reddetmiştir.
Başvurucuların temyizi üzerine karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 21/12/2011 tarihli kararıyla onanmıştır.
Görevsizlik üzerine dosya Ankara 6. Tüketici Mahkemesine gönderilmiş, Mahkeme 25/9/2012 tarihli kararında, davacıların yerleşim yerinin Başakşehir/İstanbul olduğunu belirterek yetkisizliğine hükmetmiş ve dosyayı Bakırköy Tüketici Mahkemesine göndermiştir.
Yetkisizlik kararı üzerine davaya Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesinde devam edilmiş, Mahkeme 10/10/2013 tarihli kararında, Ankara 6. Tüketici Mahkemesinin davalının yetki itirazı olmadığı hâlde yetkisizlik kararı verdiğini, daha önce Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkesinde yetki itirazının değerlendirildiğini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile Yargıtay kararlarına göre davaya Ankara Nöbetçi Tüketici Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu belirterek dava dilekçesini yetkisizlik nedeniyle reddetmiştir.
Başvurucuların temyizi üzerine karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 1/4/2014 tarihli kararıyla onanmıştır.
Onama kararı 29/4/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiş, 27/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

B. Bireysel Başvuru Tarihinden Sonraki Süreç

Yetkisizlik kararı üzerine dosya Ankara 6. Tüketici Mahkemesine gönderilmiş, Mahkeme 12/3/2015 tarihli kararında, davanın davacıların OYAK'tan satın aldıkları daire fiyatının yüksek tutulması iddiasına dayalı olarak maddi ve manevi tazminat isteminden ibaret olduğunu, Uyuşmazlık Mahkemesinin 11/11/2013 tarihli kararında belirtildiği üzere talebin, OYAK'ın Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına kanun gereği sağladığı sosyal yardım ve hizmetlerden kaynaklandığını, bu hizmetlerin askerî hizmetle birlikte yürütüldüğünü, bu nedenle görevli yargı merciinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) olduğunu belirterek davanın usulden reddine, davacıların AYİM'de dava açmakta muhtariyetine karar vermiştir.
Başvurucular 14/5/2015 tarihli dilekçelerinde, davanın usulden reddine karar verildiğini; ancak, dosyanın AYİM'e gönderilmesine karar verilmediğini, kararda karşı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek hükmün her iki unsur açısından tashih edilmesini talep etmişlerdir.
Mahkeme 18/5/2015 tarihli kararında, davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle reddedildiğini, bu tür kararlarda ilgili mahkemeye dosyanın gönderilmesine karar verilmesinin mümkün olmadığını, vekâlet ücreti yönünden usul hükümlerine göre görevsizlik ve yetkisizlik kararlarında yargılama giderlerine hükmedilmeyeceğinin düzenlendiğini, verilen kararın bu nitelikte olmadığını belirterek başvurucuların talebini reddetmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

Mahkemenin 20/4/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

Başvurucular, makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeninin bulunmadığı anlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılamanın süresi tespit edilirken, sürenin başlangıç tarihi olarak davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50, 52).
Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).
Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda, Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 3/6/2010 tarihinde açılan maddi ve manevi tazminat davasında Mahkemenin 7/12/2010 tarihinde yetkisizlik kararı verdiği; dosyanın gönderildiği Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/5/2011 tarihinde görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verdiği; temyiz üzerine kararın Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 21/12/2011 tarihli kararıyla onandığı; bu defa dosyanın Ankara 6. Tüketici Mahkemesine gönderildiği; Mahkemenin 25/9/2012 tarihli kararla yetkisizliğine hükmettiği, yetkisizlik kararı üzerine davaya Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesinde devam edildiği, bu Mahkemenin 10/10/2013 tarihli kararında, karşı yetkisizlik kararıyla dosyanın Ankara Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine hükmedildiği, kararın Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 1/4/2014 tarihli kararıyla onandığı, karşı yetkisizlik kararı üzerine yargılamayı yürüten Ankara 6. Tüketici Mahkemesinin 12/3/2015 tarihli kararında, davaya AYİM'in bakmakla görevli ve yetkili olduğu belirtilerek usulden ret kararı verildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle karmaşık niteliği bulunmayan, görevsizlik ve yetkisizlik kararlarıyla bu aşamaya gelen ve başvurucuların yargılamanın uzamasında önemli bir etkisinin de tespit edilmediği başvuru konusu davada yaklaşık 4 yıl 9 aylık yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
Açıklanan gerekçelerle, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

Başvurucular;
i. Başvuru formunda, yargılama sırasında ileri sürülen iddialar dikkate alınmadan usul ve kanuna aykırı, keyfî olarak karar verildiğini, Mahkeme ve Yargıtay kararlarının gerekçesiz olduğunu, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 1/4/2014 tarihli kararının daha önce verilen Yargıtay kararlarıyla çeliştiğini, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından dikkate alınmadığını, benzer konuda yargılamanın yapıldığı İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin E.2013/816 sayılı dosyası ile başvuru konusu dava dosyasının birleştirilmesi gerektiğini, karşılıklı yetkisizlik kararlarında, Yargıtayın görevli ve yetkili mahkemeyi belirlemesi gerektiği halde bu işlevi yerine getirmediğini, OYAK hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyonunca düzenlenen raporlarda bu kurumun yapmış olduğu usulsüzlüklerin ortaya konulduğunu; ancak, raporun bir türlü açıklanmadığını, diğer yandan Millî Savunma Bakanlığınca da gerekli gözetim ve denetimin yapılmadığını belirterek Anayasa'nın 3., 5., 6., 8., 10., 11., 12., 13., 14., 17., 35., 36., 37., 40., 74., 129., 138., 157., 158., 141. maddelerinde güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini,
ii. 26/6/2015 tarihli dilekçelerinde; başvuru tarihinden sonra dosyanın Ankara 6. Tüketici Mahkemesine gönderildiğini, Mahkemenin 12/3/2015 tarihli kararında davaya AYİM'in bakması gerektiğinden bahisle usulden ret kararı verildiğini, kararın tashihi yönündeki taleplerinin usul, kanun ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak reddedildiğini, karara karşı Yargıtaya başvurmadıklarını,başvuru tarihinden sonra OYAK Genel Kurulunun 55. Genel Kurul toplantısında alınan kararların da kanuna aykırı olduğunu, yönetmelik hükümleriyle kanunda olmayan yetkinin OYAK yönetimine verildiğini belirterek anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler,
yeniden yargılama ve tazminat talebinde bulunmuşlardır.
Başvurucuların 26/6/2015 tarihli dilekçelerinde ileri sürdükleri ihlal iddialarının başvuru tarihinden sonra gerçekleşen hususlara yönelik olduğu anlaşılmış, bu açıdan iddialar değerlendirme konusu yapılmamıştır.
30/3/2011 tarihli ve6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuru yoluna başvurabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).
Somut olayda, bireysel başvuruya konu Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesinin E.2012/1520 sayılı dosyasında verilen yetkisizlik kararının ardından dosyanın Ankara 6. Tüketici Mahkemesine gönderildiği, Mahkemenin 12/3/2015 tarihli kararında davanın usulden reddine; başvurucuların uyuşmazlıkla ilgili olarak AYİM'de dava açmakta muhtariyetine karar verildiği, buna göre başvuru tarihi itibarıyla yargısal sürecin tamamlanmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla başvurucuların makul sürede yargılanma hakkı dışında ileri sürdükleri ihlal iddialarını bu aşamada Anayasa Mahkemesi önüne getirmeleri mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…”
Başvurucular ayrı ayrı 10.000 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucular Kamil Serdar Oğur ve Gülhan Oğur'a müştereken net 4.800 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvuruculara ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucular Kamil Serdar Oğur, Gülhan Oğur'a net 4.800 TL manevi tazminatın MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCULARA ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Ankara 6. Tüketici Mahkemesine (E.2014/1554, K.2015/400) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 20/4/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Arşivdeki ilgili kararlar

Henüz bağlantılı karar yok.

AYM'nin atıf yaptığı kararlar