İçeriğe geç

ABDULKERİM YENİL Başvurusu

AYM'de aç
Başvuru no
2020/30778
Başvuru tarihi
23.09.2020
Karar tarihi
11.07.2024 (1.387 gün)
Karar veren
Birinci Bölüm
Resmî Gazete
—
Mevki
Aksayar
Yatırımcı / proje
Gürültü
Yatırım türü
Yaşam alanı ve kamu düzeni › Gürültü (düğün salonu, davul, ezan…)
Başvuru konusu

Başvuru, konutun yakınında yer alan düğün salonunun yol açtığı gürültü nedeniyle özel hayata saygı hakkının; yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

AYM kararının gerekçesi (özet)

Mahkeme, çevresel rahatsızlıkların Anayasa’nın 20. maddesi kapsamında incelenebilmesi için rahatsızlığın belirli bir ağırlık eşiğine ulaşması ve kişinin özel hayatı veya konut yaşamı üzerinde doğrudan ve ciddi bir etki yaratması gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda düğün salonunun başvurucunun konutunun karşısında bulunması nedeniyle gürültünün özel hayata etkisinin bulunabileceği kabul edilmiştir. Ancak Mahkeme, bireysel başvurunun ikincil niteliği gereği başvurucunun öncelikle idari ve yargısal başvuru yollarını tüketmesi gerektiğini vurgulamıştır. Başvurucu ruhsatın iptali davasını kazanmış olsa da, gürültüye maruz kaldığı dönemde oluştuğunu ileri sürdüğü maddi ve manevi zararların giderilmesi için ayrıca bir idari veya yargısal başvuru yoluna gittiğini gösteren herhangi bir bilgi veya belge sunmamıştır. Bu nedenle özel hayata saygı hakkına ilişkin şikâyetin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğu sonucuna varılmıştır. Başvurucu ayrıca yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi, 6384 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik sonrasında makul süre şikâyetleri için Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun etkili bir iç hukuk yolu olduğunu hatırlatmıştır. Başvurucu bu yola başvurmadan bireysel başvuru yaptığı için bu iddia da başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, başvurunun her iki şikâyet yönünden de başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

Bu özet arşiv editörlerince hazırlanmıştır. Bağlayıcı metin için karar metnine bakınız.
III. HÜKÜM
  1. Açıklanan gerekçelerle;
  2. A. Başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
  3. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 11/7/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM inceleme sonuçları
  • Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı
    Çevre
    Başvuru Yollarının Tüketilmemesi
  • Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)
    Makul sürede yargılanma hakkı (idare)
    Başvuru Yollarının Tüketilmemesi
Heyet ve taraflar
Başkan
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
Recai AKYEL
Selahaddin MENTEŞ
İrfan FİDAN
Muhterem İNCE
Raportör
Ferhat YILDIZ
Başvurucular
Abdulkerim YENİL
Vekil
Av. Levent BAYDAR

Süreç

  1. 16.03.2012 Kanun yolu
    Aksaray İdare Mahkemesi, ruhsatın iptaline karar verdi. Verilen karar temyize gitti.
  2. 22.03.2016 Diğer
    Danıştay 17. Dairesi, davanın ilgili üçüncü kişilere ihbar edilmemesi nedeniyle mahkeme kararını bozdu.
  3. 25.11.2016 Kanun yolu
    Aksaray İdare Mahkemesi, bozma kararındaki eksikliği gidererek yeniden ruhsatın iptaline karar verdi.
  4. 16.06.2020 Kanun yolu
    Danıştay Onuncu Dairesi Mahkeme kararını onadı.
  5. 09.09.2020 Tebliğ
    Nihai karar Abdulkerim Yenil’e tebliğ edildi.
  6. 23.09.2020 AYM başvurusu
    Abdulkerim Yenil Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.
  7. 11.07.2024 AYM kararı
    Anayasa Mahkemesi (Birinci Bölüm) kararını verdi: Kabul edilemezlik vd..
    Anayasa Mahkemesi
  8. - Dava
    Abdulkerim Yenil, ikametinin karşısındaki düğün salonunun işletilmesi için Aksaray Belediyesi tarafından verilen ruhsatın iptali amacıyla Aksaray İdare Mahkemesinde dava açtı.
Süreç özeti
İlk kayıtlı olay
16.03.2012
AYM'ye başvuru
23.09.2020 (ilk olaydan 8 yıl 6 ay sonra)
AYM kararı
11.07.2024 (başvurudan 3 yıl 9 ay sonra)

Olaylar, karar metninin Olay ve Olgular bölümünden (yeni kararlarda Bireysel Başvuru Süreci alt başlığı dahil) derlenmiş ve editörce onaylanmıştır. ≈ işaretli tarihler yaklaşıktır.

Metin AYM Kararlar Bilgi Bankası'ndan alınmıştır; editöryal düzeltmelere tabi olabilir. Paragraf numarasına tıklayarak bağlantı, ile AYM biçiminde atıf kopyalayabilirsiniz.

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

Başvuru, konutun yakınında yer alan düğün salonunun yol açtığı gürültü nedeniyle özel hayata saygı hakkının; yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvurucu, ikametinin karşısında yer alan düğün salonunun işletilmesi için Aksaray Belediyesi Başkanlığı (Belediye) tarafından verilen ruhsatın iptali amacıyla Aksaray İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 16/3/2012 tarihinde dava konusu ruhsatın iptaline karar vermiştir. Anılan kararın temyizi üzerine Danıştay Onyedinci Dairesince 22/3/2016 tarihinde, davanın ilgili üçüncü kişilere ihbar edilmemesi nedeniyle bozma kararı verilmiştir. Mahkeme, bozma kararında belirtilen eksikliği gidererek 25/11/2016 tarihinde yeniden dava konusu ruhsatın iptaline karar vermiştir. Danıştay Onuncu Dairesince 16/6/2020 tarihinde Mahkeme kararı onanmıştır.
Nihai hüküm 9/9/2020 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edildikten sonra 23/9/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

II. DEĞERLENDİRME

A. Özel Hayata Saygı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

Başvurucu; sakin ve huzurlu bir çevrede yaşamak için seçtiği konutun tam karşısına yapılan düğün salonunun gürültü kirliliğine neden olduğunu, yargılama sürecinin gereğinden fazla uzun olmasının da zararın artmasına yol açtığını, bu nedenlerle sağlıklı çevrede yaşama hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; başvurucunun temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
Çevresel meselelerin Anayasa'nın 20. maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi için belirli koşullar gerçekleşmiş olmalıdır. Bu bağlamda söz konusu çevresel rahatsızlığın başvurucunun özel ve aile hayatı ya da konuta saygı hakkı üzerinde doğrudan bir etkide bulunması, bu kapsamda çevresel rahatsızlığın ciddi bir boyuta ulaşmış olması şartı aranmaktadır. Ancak belirtilen bağlamda aranan asgari ağırlık eşiğinin değerlendirilmesi somut bir zararın gerçekleşip gerçekleşmediğine göre değil söz konusu alana ilişkin incelenebilir bir sorun doğurup doğurmadığı tespit edilerek yapılmaktadır. Bu değerlendirme ise her somut olayda çevresel etkinin yoğunluğu, süresi, beden ve ruh bütünlüğü ile çevrenin genel bağlamı gibi kriterler çerçevesinde ayrıca değerlendirme yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Yapılan değerlendirmelerde, başvurucunun iddiaya konu çevresel kirlilik kaynağına yakınlığı şüphesiz en önemli unsurdur (Benzer yöndeki kararlar için bkz. Mehmet Kurt [GK], B. No: 2013/2552, 25/2/2016, § 58; Fevzi Kayacan (2), B. No: 2013/2513, 21/4/2016, § 53; Binali Özkaradeniz ve diğerleri [GK], B. No: 2014/4686, 1/2/2018, § 48).
Bu çerçevede somut olayda başvurucunun konutunun karşısında yer alan düğün salonunun yol açtığı iddia edilen gürültünün başvurucunun özel ve aile hayatını doğrudan ve yakından etkilediği açıktır. Neticede somut olayın koşullarının başvurunun özel hayata saygı hakkı kapsamında incelenmesine uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle başvurucunun gürültü kirliliğine maruz bırakıldığı yönündeki iddiaları özel hayata saygı hakkı kapsamında incelenmiştir.
Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği, Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).
Somut olayda başvurucu uzun süre gürültüye maruz kalması nedeniyle sağlıklı çevrede yaşama hakkının ihlal edildiğinden şikâyet etmektedir. Başvurucunun davanın kabulünden sonra, gürültüye katlanmak zorunda kaldığı dönemde maddi ve manevi zararlarının giderilmesi amacıyla herhangi bir idari veya yargısal başvuru yolunu tükettiğine dair bilgi veya belge sunmadığı görülmektedir. Dolayısıyla başvurucunun özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasını öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmediği, olağan kanun yollarının tüketilmesi konusunda gerekli özeni göstermeyerek bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

Başvurucu, yargılamanın çok uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Bakanlık görüşünde; başvurucunun temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun’da değişiklik yapan 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca üç ay içinde yapılacak müracaat üzerine makul süre şikâyetlerinin Tazminat Komisyonu tarafından inceleneceği düzenlenmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi Ahmet Kartalkuş kararında ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna ulaşmıştır (Ahmet Kartalkuş, B. No: 2019/39635, 19/3/2024). Somut başvuruda, anılan kararlarda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 11/7/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.